4 Şubat 2014 Salı

AYRINTILI DETAYLI RENKLİ DÖRT BOYUTLU ULTRASONOGRAFİ RADİSTANBUL 0-216-5218836 DİŞ TOMOGRAFİSİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME 0-216-52128836

DİŞ TOMOGRAFİSİ RADİSTANBUL ÜMRANİYE BEYKOZ ÇEKMEKÖY SANCAKTEPE KADIKÖY 0-216-5218836 Ultrasonografi konjenital anomalilerin (doğumsal kusurlar) doğumdan önce saptanmasında temel araçtır. Detaylı fetal ultrasonografi, bebeğin dış ve iç anatomisinin değerlendirilmesi ve major yapısal anomalilerin (bebekte ölüme ya da ciddi sakatlığa neden olan yapısal kusurlar) saptanmasının yanı sıra kromozomal anomaliler ve genetik sendromlar açısından şüpheli bulguların da saptanabildiği bir ultrasonografik incelemedir. Bu incelemeye ayrıntılı fetal inceleme, fetal anomali taraması, ikinci trimester ultrasonografi taraması veya ikinci düzey ultrasonografi gibi isimler de verilmektedir. Ayrıca halk arasında renkli ultrason veya 3 boyutlu ultrason gibi yanlış isimlendirmeler de vardır. Aile öyküsü veya enfeksiyon ve çeşitli ilaçlar gibi dış etkilere maruziyeti olan kadınların bebekleri doğumsal anomaliler için risk altındadırlar ancak bebeklerdeki anomalilerin büyük çoğunluğu düşük riskli grupta olmaktadır. Bu nedenle bu inceleme tüm gebe kadınlara rutin olarak önerilmelidir. Detaylı fetal ultrasonografi, yüksek çözünürlüklü ultrason cihazı ile fetal tıp konusunda ve fetal anomali tanısında deneyimli kadın doğum veya radyoloji uzmanları tarafından yapılmaktadır. Detaylı ultrasnografi normal gebelik ultrasonografisinden farklı değildir; anne adayı aynı pozisyonda (sırt üstü yatar pozisyonda ve karından) iken yapılır. Ultrason görüntülerinin daha kolay elde edilebilmesi ve bebeğin organ gelişiminin tamamlanması nedeniyle genellikle 18-23. gebelik haftalarında yapılan bu inceleme yüksek bir standartta yapılmalıdır ve bebekteki major ve minör anomalilerin tespiti için sistematik bir incelemeyi içermelidir. Detaylı fetal ultrasonografide esas amaçlar nelerdir? Bebeğin büyüme ve yaşının teyit edilmesi Tahmini doğum zamanının belirlenmesi Major yapısal anomaliler için inceleme Kromozomal anomali (mesela Down sendromu) belirteçleri için inceleme Plasenta (bebeğin eşi) pozisyonunun belirlenmesi Majör yapısal anomali tespit edildiğinde gebelik terminasyonu alternatifi sunulabilir veya anomalili bebeğin bakım ve ameliyatları için hazırlıklı olunur. Yine minör belirteçleri (bebekte ciddi sağlık problemi oluşturmayan ve ultrasonda sık görülen belirteçler) saptayarak Down Sendromu tarama testlerinin duyarlılığını arttırabilmek mümkün hale gelir. Detaylı fetal ultrasonografide opsiyonel olarak neler yapılabilir? Preterm eylem (erken doğum) riski yüksek olan hasta grubunda erken doğum risk tahmini için serviks (rahim ağzı) uzunluğu ultrason ile ölçülebilir. Bebekte gelişme geriliği veya annede preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riski yüksek olan hasta grubunda bu riskler hakkında fikir sahibi olabilmek için anne rahim damarlarındaki kan akımı doppler dediğimiz özel bir yöntemle değerlendirilebilir. İnceleme öncesi bilgilendirme Ultrasonik inceleme öncesi ultrasonik incelemenin potansiyel tanısal doğruluğu, tarama niteliği ve teknik ve pratik limitasyonları konusunda hasta bilgilendirilmelidir. Ayrıca incelemenin önceden tanımlanmış süresinin olmadığı (genellikle 15-30 dk) fakat annenin obezitesi, bebeğin pozisyonu ve amniyon sıvısı (bebeğin içinde bulunduğu sıvı) gibi faktörlere bağlı olduğu konusunda da çift bilgilendirilmelidir. Genel inceleme (bebek sayısı, bebeğin anne karnındaki pozisyonu, amniyon sıvı değerlendirilmesi, plasentanın (bebeğin eşi) değerlendirilmesi) ve bebeğe ait ölçümlerin yapılmasını takiben bebeğin sistemik incelemesi yapılır. Sistemik inceleme, bebeğin kafa, boyun, yüz, solunum sistemi, kalp ve dolaşım sistemi, karın ön duvarı ve karın içi organlar, böbrekler ve dolaşım sistemi, omurga, kol, bacak, el ve ayaklar, genital bölgenin incelenmesini içerir. İnceleme protokolü nasıl olmalıdır? Ultrasonu yapan hekim inceleme hakkında açıklama yapar, hastaya ait detay ve öyküyü kontrol eder. Fetusu (anne karnındaki bebek) ve fetusun kalp atımını gösterir. Fetusa ait ölçümleri yapar ve fetal anatomiyi kontrol eder. Sonuçları aileyle tartışır ve ilgili raporu verir. Genel inceleme Fetus sayısı (tekiz, ikiz vb), plasentanın yerleşimi, amniyon sıvı miktarı ve bebeğin anne karnındaki pozisyonu açısından inceleme yapılır. Biyometrik inceleme kafa çapı, kafa çevresi, karın çevresi ve femur (üst bacak kemiği) ve humerus (üst kol kemiği) uzunluğu ölçülür. Bu ölçümlere göre bebeğin o gebelik haftasına göre tahmini kilosu hesaplanır. Anatomik inceleme Anatomik inceleme aşağıda belirtilen yapıların görüntülenmesini içerir. Bebeğin iç organlarına çeşitli kesitlerde bakılır bu nedenle her zaman aile ne olduğunu anlayamayabilir. Ultrason ekranında kemikler beyaz, sıvı siyah ve yumuşak dokular grimsi ve benekli görünür. Baş: Bebeğin kafa şekli ve kafa içi yapıları incelenir. Serebral hemisferler (beyin dokusu), serebellum (beyincik), ve sisterna magna, koroid pleksuslar (beyin omurilik sıvısını salgılayan doku), lateral ventriküller (yan ventriküller), atria (yan ventriküllerin arka boynuzu), orbitalar (göz küreleri), dudaklar ve yüz profili incelenir. Yarık damak ve yarık dudak olup olmadığı kontrol edilir. Ense pilisi kalınlığı ölçülür. Ense pili kalınlığı artan bebeklerde kromozomal anomali riski veya bazı nadir genetik sendrom riski artmaktadır. Bebeğin profili, burun kemiği, göz küreleri ve lens incelenir. Doğumsal katarakt tanısı doğumdan önce konulabilmektedir. Boyun: Bebeğin boynunda kist veya herhangi bir kitle olup olmadığı kontrol edilir. Omurga: Bebeğin omurgası yukarıdan aşağıya uzunlamasına ve enine kesitlerde incelenir. Omurga kemiklerinin tamamının aynı hizada sıralanıp sıralanmadığı, omurgada açıklık ve cildin omurgaların olduğu bölgede sırt ve bel bölgesinde sağlam olup olmadığı kontrol edilir. Kalp ve göğüs: Kalbin dört-odacık görünümü (mümkünse büyük damar çıkışları), kalbin büyüklüğü, yerleşimi, aksı ve ritmi incelenir. Kalbin atrium ve ventriküleri (kulakçık ve karıncık) aynı büyüklükte olmalıdır; kalp kapakçıkları her kalp atımı ile birlikte açılıp kapanmalıdırlar. Renkli görüntüler ile kalpte delik olup olmadığı değerlendirilir. Kalpten çıkan ana damar aort ve akciğerlere kan taşıyan ana damarlar incelenir. Göğüs kafesinin yapısı ve şekli, akciğerler ve diyafragma (göğüs kafesi ile karın içi organların arasındaki zar) incelenir. Kistik akciğer lezyonları ekarte edilir. Karın: Mide, karaciğer, barsaklar, böbrekler ve mesane (idrar kesesi) ve karın ön duvarı incelenir. Mide kalbin alt hizasında görülmelidir. Bebek anne karnındayken su yutar ve bu nedenle mide siyah kabarcık olarak görünür. Bebeğin iki böbreğinin olup olmadığı kontrol edilir. İdrar kesesi de idrardan dolayı siyah görünür. Karın ön duvarı, göbek kordonunun bebeğe girdiği bölge ve kordondaki damar sayısı incelenir. Yine barsaklar da ultrasonla değerlendirilir. Kollar ve bacaklar: Omuzdan ele kadar takip edilir, kol kemiklerinin uzunlukları ve normal görünümde olup olmadıkları not edilir. Kalçadan ayaklara kadar inceleme yapılır, uzun kemik uzunlukları ve eklem pozisyonları açısından simetrinin olup olmadığı incelenir. El ve ayakların yapısı incelenir; sayı ve şekil bozukluğu olup olmadığı araştırılır. En az bir el ’’unclenched’’ (yumruk olmamış, el parmaklarının açık halde olması) olmalı ve 5. parmağın orta falanksı (ortadaki kemik) görülmelidir. Down sendromlu bebeklerde 5. parmakta ortadaki kemiğin olmadığı veya daha küçük olduğu görülmektedir. Genital bölgenin incelenmesi: Aile isterse bebeğin cinsiyeti konusunda bilgi verilebilir. Detaylı ultrasonografi ile yapısal anomalilerin tanınma oranları nedir? Anensefali (beynin olmaması) %100 Spina bifida (omurgada açıklık) %95-98 Hidrosefali (beyin boşluklarında sıvı toplanması) %75 Holoprosensefali %100 Mikrosefali (kafanın normalden küçük olması) %50 Yarık dudak %95 Yarık damak %30-40 Diyafragma hernisi (karın içi organların göğüs %70 boşluğuna fıtıklaşması) Yemek borusunda tıkanıklık %50 Kalp anomalileri %70-80 Karın duvarı defektleri %95-100 Böbrek, idrar yolu anomalileri %50-75 İskelet sistemi anomalileri %75-100 Serebral palsi Saptanamaz Otizm Saptanamaz Yapısal anomalilerin tanınma oranlarını etkileyen faktörler Ultrasonografi cihazı Hekimin deneyimi Annenin kilosu Bebeğin pozisyonu Gebelik haftası Anomalinin tipi (majör/minör anomali) Tek/çoklu anomali Anomalinin fetal hayattaki seyri Major yapısal anomalilerin kromozomal anomalilerdeki sıklığı nedir? Down Sendromu (Mongolizm) %20 Trizomi 18 %70-80 Trizomi 13 %90 Detaylı ultrasonografide kromozomal anomaliler için önemli şüpheli bulgular nelerdir? Major yapısal anomali (Beynin olmaması veya beyin dokusunun yeterince gelişmemesi, ciddi kalp anomalisi, diyafragma hernisi veya her iki böbreğin olmaması gibi) Ense pilisi kalınlığında artma Kısa humerus (bebeğin üst kol kemiği) Kısa femur (bebeğin üst bacak kemiği) Hiperekojenik barsak (bebeğin barsaklarının ultrasonda kireç gibi beyaz görünmesi)

3 Şubat 2014 Pazartesi

DİŞ TOMOGRAFİSİ , PENİL RENKLİ DOPPLER RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 PENİL OBSTETRİK RENKLİ DOPPLER USG

DİŞ TOMOGRAFİSİ PENİL RENKLİ DOPPLER ÜMRANİYE BEYKOZ KADIKÖY ÇEKMEKÖY 0-216-5218836 Erkek ve kadın cinselliği, infertilite gibi konuları kapsayan androloji alanında Avrupa genelinde bilimsel düzeyi attırmayı hedefleyen Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM)’nin bu yıl İstanbul’da düzenlenen 16. Kongresi’nde, sertleşme bozukluğu, erken boşalma, Peyronie hastalığı, kadın cinselliği gibi konularda cinsel tıptaki son gelişmeler aktarıldı. diş tomografisi çekimlerimiz başlamıştır. diş tomografisi alt üst komple çene filmleri 0-216-5218836 0 inPaylaşın Kongrenin ikinci gününde düzenlenen basın toplantısında Avrupa Cinsel Tıp Derneği yönetim kurulunda görev almış isimlerden Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu ve Türk Androloji Derneği Başkanı, Mersin Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahittin Çayan kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunlar konusunda bilgiler verdi. Cinsel hastalıkların hem erkeği, hem kadını ilgilendiren ve kişilerin yaşam kalitesini düşüren sorunlar olduğunu vurguladı. Çiftlerin ya da kadın ve erkeklerin cinsel fonksiyon bozukluklarını hastalık olarak görüp, hekime başvurmalarının çok önemli olduğuna dikkat çekildi. Sertleşme bozukluğu ülkemizde 5 milyon erkeği etkiliyor Sertleşme bozukluğunun (erektil disfonksiyon) dünyada birçok erkeği etkileyen yaygın bir problem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “Başarılı cinsel teması sağlayabilecek sertlik düzeyine ulaşamama veya sertliği sürdürememe gibi semptomların 3 ay sürmesi tanı konulması için yeterli kabul edilmektedir” dedi. “Ülkemizde yaklaşık 5 milyon erkeği etkileyen bu rahatsızlık özel bir ilgiyi hak etmektedir. Yaşlanmayla birlikte sertleşme bozukluğunun ortaya çıkması normal olarak karşılanmakta ve bu nedenle hastalar tedavi arayışından uzak kalmaktadır. Sertleşme bozukluğu tanısı alan hastaların yalnızca %10’u bunun için herhangi bir tedavi almaktadır” diyerek sorunun yaygınlığını vurguladı. 40 yaş üstü erkeklerde sertleşme bozukluğu oranı %34 “Sertleşme bozukluğu için risk faktörleri arasında sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar sayılabilir. Türk Androloji Derneği’nin prevalans çalışmasında Türkiye’de 40 yaş üstü erkeklerde sertleşme bozukluğu oranı %34’tür. Dünyada ve Türkiye'de sertleşme bozukluğu ve prostat büyümesi 40 yaş üzeri her 10 erkekten 8'inde birlikte görülmektedir. Bu iki rahatsızlığın birlikte görülmesi halinde hem bu iki rahatsızlığı taşıyan erkeklerin, hem de eşlerinin yaşam kalitesi nerdeyse yarı yarıya azalmaktadır. Yani erkekteki cinsel fonksiyon bozukluğu kadının da cinsel hayatını etkilemektedir.” İşten kovulma sertleşme bozukluğu nedeni Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme bozukluğunun nedenlerinin psikolojik ya da fiziksel olabileceğini ifade etti: “Psikolojik nedenler arasında stres ve anksiyete başta gelir. Örnek vermek gerekirse cinsel olarak aktif bir erkek işten kovulduktan sonra aniden başlayan sertleşme bozukluğu yaşayabilir. Depresyon gibi psikiyatrik hastalıklar da sertleşme bozukluğuna yol açabilir. Sertleşme bozukluğunun en sık gözüken fiziksel nedeni damarla ilgili hastalıklardır. Sinir sistemi hastalıkları, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ve hormonal nedenler de sertleşme bozukluğunun nedeni olabilir. Sertleşme bozukluğunun teşhisi; diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, depresyon gibi altta yatan ciddi bir hastalığa da işaret edebileceği için oldukça önemlidir. Sertleşme konusunda yaşanılan her türlü problemde mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı bilinmelidir. Her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır ve her türlü sertleşme bozukluğunun tedavisi mümkündür.” Erken Boşalma “Erken boşalma söz konusu olduğunda, her defasında cinsel ilişki başlamadan veya ilişki sırasında en geç bir dakika içinde boşalma gerçekleşir, boşalma geciktirilemez” diyen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu “Dünyadaki genel görülme sıklığı %20-30 olarak tahmin edilmektedir. Bu rakam Amerika'da %31 ile en yüksek orana ulaşırken, Avrupa ortalaması %18, Ortadoğu ortalaması %10-15 olarak raporlanmıştır. Ülkemizde Türk Androloji Derneği’nin 2011’de yayınladığı, 2593 çifti inceleyen çalışmada, ülkemizdeki erken boşalma sıklığı %20 olarak saptanmıştır. Erken boşalma ve sertleşme bozukluğu sıklıkla bir arada görülebilen ve birbirini desteklediği düşünülen sorunlarıdır. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda sertleşme bozukluğu olan erkeklerin %30-50 arasında erken boşalma şikayeti de olduğu görülmüştür. Bu birlikteliğin sebebinin sertleşme bozukluğu olan erkeklerin ereksiyon sağlamak için daha fazla uyarılmaları gerekliliği veya erkeğin sertleşmesini kaybetmeden ilişkiyi sonlandırmayı hedeflemesi olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca sertleşme bozukluğunun ve erken boşalmanın ağırlığı arasında bir korelasyon olduğu da rapor edilmiştir” dedi. Peyronie hastalığı Fazla tanınmayan bir hastalık olan Peyronie hastalığı hakkında Prof. Dr. Selahittin Çayan bilgiler verdi. Nispeten nadir olarak görülen Peyronie hastalığının erkeklerde, peniste ağrı, sertleşme sırasında eğrilik, kısalma, ele gelen sertlik gibi şikayetlerle ortaya çıkan bir rahatsızlık olduğunu söyledi. Peyronie hastalığının toplumda görülme sıklığı %3-9 arası olarak bildirilmiştir. Sertleşme bozukluğu ile üroloji kliniklerine başvuran erkeklerin %13’ünde Peyronie hastalığı teşhisi konmuştur. Genelde 40 yaş üstü erkeklerde görülen bu rahatsızlığın, gençlerde görülen bir tipi de mevcuttur. Diyabetik erkeklerde görülme sıklığının %18-33’lere çıktığı görülen Peyronie hastalığı bu grupta eğrilik ve sertleşme açısından daha ağır seyretmektedir. Otoimmün rahatsızlıklar ile beraber görülme sıklığının %9 olduğu rapor edilmiştir” dedi. Kadın cinselliği Kongrede, kadın cinselliği ile ilgili pek çok yeni veri ve bildiri de paylaşıldı. Prof. Dr. Selahittin Çayan “Sonuçlanmamış evlilik şikayetiyle doktora başvuran çiftlerin 1/3’ünde sadece kadın faktörü görülürken, vajinismus kadında en sık görülen psikoseksüel rahatsızlıktır. Arap kadınları arasında yapılan bir çalışma da vajinusmun en sık görülen sebebinin yetersiz eğitim olduğu bildirilmiştir. Cinsel istek azlığı veya vajinusmus şikayeti olan hastaların %60’ının hiç doktora başvurmadığı rapor edilmiştir” dedi. Hastalıklar cinsel fonksiyonu etkiliyor Çeşitli hastalıklar ile cinsel fonksiyonların bağlantısına dikkat çeken Prof. Dr. Selahittin Çayan “İdrar kaçırma şikayeti ile kadın cinsel disfonksiyonu arasında da bir bağlantı olduğu 1200 Türk kadınında yapılmış bir araştırma ile ortaya konmuştur. Ayrıca hem erkek hem kadın cinselliğinin diyabet, glikoz intoleransı, şişmanlık, artmış trigliserid düzeyleri, hipertansiyon gibi hastalıklardan etkilendiği bilinmektedir. Metabolik sendromu olan kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu artmaktadır” diye konuştu.