Skrotal Renkli Doppler
VARİKOSEL
Varikosel Nedir ve Hangi Sıklıkta Görülür?
Varikosel skrotumunun (testislerin içinde bulunduğu cilt kesesi) içindeki olağan dışı genişlemiş venlerden(toplardamarlardan) oluşan bir tür topla damar kitlesidir. Bunlar bacaklarda oluşan varislere benzer, çocuk sahibi olamama yakınması ile başvuran erkeklerde en sık rastlanan rahatsızlıktır.
Erişkin erkeklerde %15–22 oranında saptanırken, çocuk sahibi olamayan erkeklerin yaklaşık %30-40’ında saptanır. Hastalığın görülme olasılığı yaşla birlikte artar. 10 yaş altında %1 civarında saptanırken, bu oran ergenlik yaşlarında %11’e yükselir. 13 yaşından sonra yaşla birlikte görülme olasılığı artar. Sıklıkla da 20–40 yaş arasındaki yetişkin erkeklerde gözlenir.
Varikoselin Nedeni Nedir ve Vücuda Zararı Var mıdır?
Testis dokusundan kalbe doğru çıkan tek yönlü kan akımına destek veren ven kapaklarındaki yetersizliğin ya da bu venlerde kapak olmamasının hastalığın ortaya çıkmasındaki neden olduğu düşünülmektedir. Kabul görmüş diğer teoriler ise; sağ ve sol testis venleri arasındaki yapısal farklılıklar, sol böbrek veninin aort ve üst mezenter arter arasında sıkışması sonucu testis venlerinde kısmi tıkanma (fındık kıran fenomeni) ve buna bağlı olarak testis venlerinde genişlemedir.
Bu durumda oluşan venöz akımın yavaşlaması ve venöz geri kaçış kanın venin içinde birikmesine ve venlerin genişlemesine neden olur. Varikoselin varlığında testislerden kalbe doğru giden kan akımı yavaşladığından testisteki venlerde biriken kan skrotum içindeki sıcaklığı artırır. Göreceli olarak beden dışında bulunan skrotum sadece testisleri korumakla kalmaz, testisleri vücudun diğer yerlerinden biraz daha soğuk tutulmasını (ortalama 1 C°) sağlayarak spermin olgunlaşıp fonksiyon görebilmesi için gerekli uygun ortamı sağlar. Bu durumdan sperm yapımı (sayısı) ve olgunlaşması (hareketliliği) olumsuz olarak etkilenebilir.
Hastalığın testise verdiği hasarın mekanizması konusunda en çok kabul gören teori yukarıda anlatılan venöz yetmezlik ve bunun sonucunda ortaya çıkan venöz geri kaçış ve testisde ısı artışı teorisidir. Bunun yanında şu teorilerde ortaya atılmıştır: böbrek ve böbrek üstü venlerinden gelen –testis dokusuna zarar verme olasılığı olan- moleküllerin geri akımı, toplardamarlardaki basınç değişiklikleri, testis dokusunu besleyen kan dolaşımında ve hücrelerin etrafındaki vücut sıvılarındaki moleküler formasyonun değişimi (dokudaki hücreler arasındaki sıvı ortamın yapısında testis drenajının bozulması sonucunda meydana gelen değişiklikler), hormonal bozukluk, otoimmunite, akrozom reaksiyon bozukluğu, artmış oksidatif stres, apoptozis ve kadmiyum gibi ağır elementler.
Genellikle ve her hastada belirgin bir yakınmaya sebep olmaz. Varikosel erkek bedeninin farklı anatomik özellikleri nedeniyle sıklıkla sol testiste ortaya çıkar (%60–80), %20–40 oranında her iki testiste birden gözlenir ve çok ender olarak da sadece sağ testiste görülebilir. Ergenlik yaşlarında ortaya çıktığında bulunduğu testisin gelişimini yavaşlatarak testisin boyutunun diğerine göre hafif derecede küçük kalmasına neden olabilir. Hastalar bazen varikosel olan testisde “ağrı hissi” ya da “rahatsızlık hissi” olduğunu ifade eder. İlerlemiş vakalarda şişmiş toplardamarlar kişi tarafından gözle fark edilebilir. Varikosel genellikle doğurganlık sorunu yakınması ile doktora başvuran erkeklerin muayenesinde ya da testis ağrısı ortaya çıktığında ürolog tarafından yapılan fizik muayene ile ortaya çıkarılır.
İleri yaşta hızla ortaya çıkan tek taraflı sağ varikosel testisin venöz drenajının karın içindeki bir başka kitle tarafından bası sonucu engellenmesine bağlı görülebilir. Gene ileri yaşta böbrek tümörünün böbreğin toplardamarına ilerlemesine bağlı olarak da özellikle sol tarafta varikosel oluşabilir.
Varikosel Nasıl Teşhis Edilir ve Varikoseli Olan Her Erkekte İnfertilite Sorunu Var mıdır?
Testislerin üzerindeki genişlemiş damar kitlesi solucan dolu bir torbaya benzer ve hastanın kendi kendini muayenesi ile farkına varılabilir ya da doktor tarafından testisleriniz ayakta muayene edilirken ortaya çıkarılır.
İlerlemiş olgularda genişlemiş venler dışarıdan gözle görülebilir duruma gelirler. Varikoselin tanısı fizik muayene ile konulur ve teşhis için ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç yoktur. Fizik muayene yatarak ve ayakta yapılır. Özellikle ayakta iken hastanın karın içi basıncını arttırması istenir ve skrotumdaki toplardamarların şişip şişmediği kontrol edilir. Fizik muayenede saptanan varikosele “klinik varikosel” adı verilir.
Bununla birlikte, aşağıdaki şüpheli durumlarda doktorunuz kesin tanı koymak amacıyla renkli Doppler ultrasonografi tetkiki isteyebilir:
Muayenede belirgin olmayan varikosel,
Testisleri skrotumun yukarısına yerleşmiş olan hastalar,
Küçük skrotum kesesine sahip hastalar,
Fizik muayeneyi güçleştiren kremaster hiperrefleksisi, ortam ya da hasta yapısı nedeni ile uygun ve yeterli muayene yapılamaması
Sadece renkli Doppler ultrasonografi tetkiki ile saptanabilen ama fizik muayenede saptanmayan varikoselin klinik olarak çok anlamlı olmadığına inanılmaktadır çünkü fizik muayene tanı koymadaki birincil yöntemdir. Bu duruma “subklinik varikosel” adı verilir.
Çocuk ve ergenlerde testis volümlerinin ölçülmesi tedavinin gerekliliği ve izlem açısından önemlidir. Bu ölçüm ultrasonografi ya da orkidometri ile yapılabilir.
Varikoseli olan her erkekte infertilite sorunu yoktur. Fakat varikosel çocuk sahibi olamama yakınması ile uroloğa başvuran erkeklerde en sık saptanan hastalıktır. Varikoselin sperm üretimi üzerindeki olumsuz etkileri semen analizi yapılarak araştırılır. Varikoselin semen parametrelerini bozup bozmadığını anlamak için en az iki semen analizi yapılmalıdır. İki semen analizi arasındaki süre 7 günden az ve 21 günden fazla olmamalıdır.
Varikosel ile birlikte infertilite sorunu olan kişilerin semen analizi sonuçlarında sorun saptanırsa, bu hastaların bir kısmında hormonal ve genetik araştırma yapılması gerekebilir, ama her hastada bu araştırmanın yapılması şart değildir. Sperm sayısı 10 milyon/ml. den az olan, cinsel isteksizlik yakınması olan ve tıbbi öyküsünde hormonal hastalık şüphesi bulunan kişilerde serum testosteron ve FSH (folikül uyarıcı hormon) düzeylerine bakılır. Sperm sayısı 5–10 milyon/ml. den az olan varikoselli hastalar potansiyel olası genetik bozukluklar açısından bilgilendirilirler, bu olgulara karyotip ve Y kromozomu analizi uygulanabilir. Bununla birlikte genetik bir bozukluğu taşıyan erkeklerde saptanan varikosel muhtemelen rastlantısal bir bulgudur ve varikosel tedavisinin doğurganlık sorununu çözmeyeceği bilinmelidir.
Varikosel operasyonu sonrası semen analiz sonuçları sıklıkla düzelir ve hastaların bir kısmı doğal yolla çocuk sahibi olabilir.
Hastalık genellikle bulgu vermez, genellikle kısırlık nedeniyle başvuran ve tetkik edilen erkeklerin muayenesinde tespit edilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde aileler tarafından ya da fizik muayene sırasından rastlantı sonucu fark edilir. Bu yaş grubunda hastalık sıklıkla belirti vermez. Tanı erişkinlerde olduğu gibi konur, ek görüntüleme yöntemlerine gerek yoktur. Fizik muayene sonrasında testis volümünün ölçülmesi gereklidir. Bu ölçüm orkidometri ile yapılabileceği gibi ultrasonografi ile de yapılabilir.
Varikosel, ilerleyici testis hasarı ile seyrederek testis gelişiminde gerilemeye ve sperm üretimini bozarak kısırlığa neden olabilir. Özellikle erişkin yaşlarda sperm sayısında azalmaya, hareketliğinde ve yapısında bozulmaya, testis hacminde azalmaya neden olabilir. Daha ender olarak uzun dönemde testislerin hormon üretme kapasitesinde azalmaya neden olabilir.
Varikosel Tedavi Edilmelimidir?
Varikoselin her zaman tedavi edilmesi şart değildir. Tedaviye karar verilmeden önce hastada varikosel dışında çocuk sahibi olmasını engelleyecek başka bir sorunu olup olmadığı araştırılmalı ve bayan partnerinin normal fertilite potansiyeline sahip olduğu gösterilmelidir. Eğer siz ve eşiniz çocuk sahibi olmak istiyorsanız ve aşağıdaki durumlar söz konusuysa tedavi olmayı düşünmelisiniz:
Varikoseliniz doktorunuzun skrotum muayenesinde hissedilebiliyorsa (klinik varikosel),
Siz ve eşiniz en az bir yıl düzenli cinsel ilişkide bulunmanıza rağmen çocuk sahibi olamadıysanız,
Bayanda doğurganlık sorunu yok ya da tedavi edilebilir bir doğurganlık sorunu varsa,
Arka arkaya yapılmış en az iki semen analizi sonuçlarınız normal değilse.
Evli olmayan fakat ileride çocuk sahibi olmayı düşünen ve semen analiz sonuçları bozuk olan yetişkin erkekler tedavi olmayı düşünmelidir.
Varikoselin önceden gebelik veya çocuk sahibi olup daha sonra infertilite sorunu yaşayan erkeklerdeki rolü önemlidir. Bu kişilerde %69- 81 oranında varikosel saptanması, varikoselin ilerleyici bir hastalık olduğu ve zaman içinde daha önce var olan çocuk sahibi olma kapasitesinin kaybı ile sonuçlanabileceği gerçeğini desteklemektedir. Bu kişilere tedavi önerilmektedir.
Eğer varikoseli olan genç bir erkekseniz, hiçbir yakınmanız (ağrı ya da doğurganlık sorunu) yoksa ve semen analiz sonuçlarınız normalse bir ya da iki yılda bir kez olmak üzere semen analizi ve fizik muayene ile bir ürolog tarafından düzenli takip edilebilirsiniz.
Ergenlik çağında ise testis boyutunda küçülme (%10’dan fazla volüm kaybı), testis kıvamında yumuşama, sperm parametrelerinde bozulma (eğer meni örneği verebiliyorsa) varsa, varikosel iki taraflıysa ve hastanın ağrısı fazlaysa operasyon önerilir. Bu sayılan durumlar yok ve operasyonu olmak istemiyorsanız yılda bir kez semen analizi ve fizik muayene ile takip edilmelisiniz. Varikoselin derecesinde artış saptanan olgularda izlem aralığı 6 ayda bire indirilir.
Çocukluk çağında saptanan varikoseller ise uzun dönemde testislerin zara görme olasılığı göreceli olarak fazla olduğu için operasyon ile tedavi edilmelidir.
Subklinik varikoselin tedavi edilmesinin semen parametreleri ve gebelik oranları üzerindeki etkisi ispatlanmadığı için tedavi edilmeden izlenmesi önerilmektedir. Ek olarak yetersiz yapılmış bir subklinik varikosel operasyonu sonrası semen parametrelerinin bozulma olasılığı da unutulmamalıdır.
Sadece kişiyi rahatsız eden ağrı varlığında varikosel operasyonu sıklıkla önerilmesine rağmen tedaviden önce ağrıya neden olabilecek diğer hastalıklar araştırılmalı, gerekirse bir süre ağrıyı azaltıcı ilaçlar ile birlikte atletlerin giydiği testisleri destekleyen iç çamaşırlar giyilerek ağrı tedavi edilmeye çalışılmalıdır. Bu kıstaslara uyulduğu takdirde, ağrı için yapılan varikosel operasyonunun başarısı yüksek olacaktır.
Varikosel Nasıl Tedavi Edilir?
Hastalığın tedavisi cerrahi girişimdir. Ürolog tarafından yapılan operasyonda genişlemiş olan toplardamarlar bağlanır. Birkaç farklı cerrahi tedavi seçeneği vardır. Günümüzdeki en modern operasyon tekniği mikro-cerrahi yöntemle yapılan operasyon olup, yapılan çalışmalar ile diğer operasyon yöntemlerinden daha etkin olduğu gösterilmiştir. Eski yöntemler ile başarısız varikosel operasyonu geçirenlere hastalığın tekrar etmesi durumunda mikro-cerrahi teknik ile düzeltme ameliyatı yapılabilir. Operasyon genel ya da bölgesel anestezi ile yapılır. Tek taraflı bir mikro-cerrahi varikoselektomi operasyonu tecrübeli cerrahlar tarafından yaklaşık bir saatte gerçekleştirilir. Genellikle aynı gün evinize gidebilirsiniz. Operasyon sonrası ağrı fazla değildir. Hasta ortalama 2-3 gün işine ara verir ve evde dinlenir. Doktorunuz sizi en az 1 yıl boyunca 3 ayda bir ya da çocuk sahibi olana dek takip edecektir. Eğer çocuk sahibi olamazsanız yardımcı üreme teknikleri düşünülmelidir. Varikoselin cerrahi tedavisinin doğurganlık üzerindeki tüm etkileri tam olarak ortaya konmuş değildir. Bazı araştırmalar kısırlığı düzelttiğini gösterirken, etkisi olmadığını gösterenlerde vardır. Bununla beraber, doğurganlık sorunu olan çiftlerin çoğu tedavi olmayı yeğlerler çünkü:
ndan sonra erkeklerin çoğunluğunda semen analiz sonuçları düzelir,
Varikosel tedavisi doğurganlık sorununu çözebilir,
Operasyonun ciddi riskleri yok denecek kadar azdır,
Ayrıca operasyon ile aşılama ve tüp bebek yapılması gereken hastalarda da döllenme oranlarının arttığını gösteren kanıta dayalı bilimsel çalışmalar vardır.
Eğer sadece ağrı şikâyetiniz varsa doktorunuz size testisteki ağrınızı ve şişliği azaltıcı ilaçlar yazabilir. Ayrıca atletlerin giydiği testisleri destekleyen iç çamaşırlar ağrınızı azaltmada yardımcı olabilir.
Varikosel Tedavisinde Olumlu Yanıt İçin Belirteçler:
İleri derecede varikosel varlığı.
Normal ya da normale yakın testis volümleri.
Normal FSH/testosteron, düşük inhibin B düzeyleri.
Toplam haraketli sperm sayısının 5 milyonun üzerinde olması.
Normal genetik testler.
Kısa infertilite süresi.
Moleküler bozukluk saptanmaması.
Varikosel Operasyonu ya da Yardımcı Üreme Teknikleri: Sizin İçin Hangisi Doğru?
Siz ve eşiniz için bu sorunun tam yanıtını vermek her zaman kolay değildir. Öncelikle doktorunuz size bu konuda yardımcı olacaktır, fakat karar vermede birçok faktör rol alır ve karar verirken şunları göz önünde bulundurmalısınız:
Varikosel Operasyonu; doğal yollardan çocuk sahibi olabilirsiniz. Varikosel tedavisiyle üremeye yardımcı tedavi yöntemlerine gereksinim azalabilir.
Yardımcı Üreme Teknikleri; her bir gebelik için tekrar yapılır.
Eşinizin Doğurganlığı; kadınların doğurganlık kapasiteleri 35 yaşından sonra azalmaya başlar.
Tedavi Edilmemiş Varikosel; genç yaşlarda ortaya çıkan varikosel tedavi edilmezse yaşınız ilerledikçe semen kaliteniz azalır ve ileride çocuk sahibi olma şansınız gittikçe azalır.
Varikosel Tedavisiyle Kendiliğinden Gebelik Sağlanamayan Olgularda, sperm parametrelerinde tedavi öncesi değerlere göre düzelme ile IVF/ICSI gibi pahalı yöntemler yerine intrauterin inseminasyon gibi daha kolay uygulanabilen ve daha düşük maliyetli üremeye yardımcı tedavi yöntemlerine geçiş sağlanabilir.
Varikosel Tedavisi ile sperm sayısı, hareketi ve yapısındaki iyileşme ile üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin başarısı artırılabilir.
Erkeğin semen analizi bozuk ve eşi normalse varikosel onarımım ilk seçenek olarak düşünülmelidir. Eğer kadın faktörünü tedavi etmek için tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerine ihtiyaç duyuluyorsa ilk seçim olarak bu gibi teknikler düşünülmelidir.
Ek Sözlük:
Akrozom; sperm hücresinin ön kısmındaki moleküler açıdan yoğun yapı.
Anatomi; herhangi bir organizmanın morfolojik yapısı.
Aort; kalbin sol büyük odacığından çıkarak vücudun üst ve alt bölümlerine dallar veren sistemin arteriyel dolaşımın (atar damar) ana bölümünü oluşturan elastik yapıda ana arter.
Apoptozis; Programlı (önceden planlanmış) hücre ölümü, embriyonik gelişim safhalarında çeşitli doku ve organların oluşumu sırasında o dokuyu veya organı oluşturacak hücrelerin moleküler temelleri olan bir uyarıyla yaşamsal faaliyetlerine son vermeleri.
Fenomen; Bir hastalık ile ilişkili olağan ya da olağanüstü ya da açıklanamayan herhangi bir olgu.
FSH; Folikül Stimülan Hormon; beyindeki ön hipofiz bölgesinden salgılanan testislerde sperm üretimini uyaran hormon.
Fertil; doğurgan, çocuk sahibi olabilen kişi.
Fertilite; doğurma yeteneği, doğurganlık, verimlilik.
Hormon; İç salgı bezleri tarafından salgılanıp kana verilerek vücudun başka bölgesindeki hücre ya da hücre gruplarını faaliyete geçiren ve genellikle protein yapısı taşıyan madde.
ICSI; ICSI (İntra Cytoplasmic Sperm İnjection): Sperm sayısının düşük olduğu veya sperm sayısının normal olmasına rağmen döllenme sorunu olan durumlarda uygulanan üremeye yardımcı teknik, sperm mikropipet yardımı ile mikroskop altında yumurtanın içine yerleştirilerek uygulanır, böylelikle yumurtanın döllenme özelliği artırılır.
İnfertilite; doğurganlık sorunu, kısırlık.
İnhibin B; Bayanlarda yumurtalardaki foliküler hücrelerden, erkeklerde ise testisteki sertoli hücrelerinden salgılanan, beyindeki ön hipofiz bölgesinden salgılanan folikül stimülan hormonun etkilerini baskılayan peptid yapıda bir hormon.
İntrauterin inseminasyon; Kadinin yumurtlama döneminde erkekten alınan spermlerin vücut dışında belli işlemlerden geçirildikten sonra anne rahmine verilmesidir. Bu işlem öncesinde anneye bazı ilaçlar verilerek yumurtlama sağlanabileceği gibi, doğal adet döneminde de yapılabilir.
IVF; Kadına ait yumurtaların sperm tarafından beden dışında, laboratuarda hazırlanan özel bir kültür ortamında döllenmesi şeklinde uygulanan üremeye yardımcı teknik.
Karyotip; Bir hücrenin çekirdeğinin tam kromozom takımı, standart bir sınıflandırmaya göre kromozomların mikroskoptan çekilmiş fotoğraflarının düzenlenmesi.
Kremaster; Uyluk iç yüzünün künt bir cisimle çizilmesi sonucu o taraftaki testisin etrafındaki kasların kasılması nedeniyle testisin yukarı doğru yükselme hareketi yapmasını (kremaster refleksi) sağlayan kasların adı.
Kromozom; Her türde belli sayı ve şekil gösterip kalıtsal özellikleri belirleyen genleri taşıyan koyu renkli cisimciklerden her biri.
Mezenter; İncebarsakları karın arka duvarına bağlayan çift tabakadan oluşmuş periton kıvrımı.
Mikro-cerrahi; Operasyon mikroskobu veya görüntü büyütücü özel gözlükler kullanılarak operasyon sırasında dokuların daha ayrıntılı görülebilmesini olanak kılarak dokuya daha az zarar veren ve operasyon başarısını artıran operasyon tipi.
Oksidatif stres; dokuda oksijen metabolizması sürecinde ortaya çıkan, hücre yıkımına neden olan serbest radikal adı verilen moleküller ile dokuya zarar veren bu serbest radikal moleküllerinin ortamdan temizlenmesi için çalışan hücresel savunma mekanizmaları arasındaki dengenin bozularak doku hasarının tetiklenmesine uygun bir ortamın ortaya çıkması.
Orkidometri; Testis boyutlarının yaşa göre hacminin ölçümünde kullanılan alet.
Otoimmunite; Alerjik ve otoimmun hastalıklarda olduğu gibi kişinin kendi dokularının immün sistemin (bağışıklık sisteminin) tahrip edici etkilerine maruz kalması.
Renkli Doppler Ultrasonografi; Vücuttaki damarsal yapıların ve bunların içinden geçen kan akım özelliklerinin ses dalgaları ile incelendiği görüntüleme yöntemi.
Semen; ejakülat, orgazm ve boşalma ile vücut dışına atılan sıvı. Erkek üreme sistemindeki bezlerde yapılan salgılardan ve spermden oluşur.
Skrotum; Karın alt bölgesinden erkek cinsel organına doğru asılı biçimde uzanan testisleri saran cilt kesesi.
Sperm; Erkek üreme hücresi, kadın yumurta hücresini dölleyen hücre.
Subklinik; Göze çarpar, fizik muayene ile saptanabilir klinik belirtiler ya da bulgular göstermeksizin seyreden.
Testis (testisler); Sperm yapan organlar. Skrotumun içinde bulunan bir çift oval biçimde bez.
Testosteron; Testislerden salgılanan spermin olgunlaşmasını sağlayan erkeklik hormonu.
Ultrasonografi; 1,6 dan 13 MHz ye değişen frekanstaki ses dalgalarının tıbbi teşhise yönelik görüntü elde etmek amacıyla kullanıldığı bir tür radyolojik görüntüleme tekniği. Radyoloji uzmanlarınca kullanılır.
Radyolog: Tıbbi görüntüleme yöntemleri konusunda uzman doktor
Ürolog; İdrar yolları hastalıkları ve erkek üreme sistemi konusunda uzman doktor.
Varikosel; Skrotumunun içindeki olağan dışı genişlemiş toplardamarlardan oluşan bacaktaki genişlemiş varislerin benzeri bir tür ven kitlesi.
Ven; Kanı kalp yönünde taşıyan kan damarı, toplardamar.
Y kromozomu; Erkek cinsiyeti belirleyen kromozom.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder